Yapay Zekâ Hukuku ve Etiği: BAU’da Teknoloji, Sorumluluk ve Gelecek Tartışmaları

BAU Yapay Zekâ Hukuku ve Etiği Uygulama ve Araştırma Merkezi, teknolojinin hızla dönüştürdüğü dünyada hukuk, etik ve sorumluluk başlıklarını aynı zeminde tartışmaya açan önemli bir akademik yapı sunar. Merkez, Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde, Yapay Zekâ Hukuku ve Etiği Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği doğrultusunda kurulup faaliyete geçti. Bu yapı, Yapay Zekâ Hukuku alanında yalnızca güncel gelişmeleri izleyen bir birim olmanın ötesinde; araştırma, eğitim, yayın ve iş birliği üretmeyi hedefleyen bir çalışma alanı oluşturur.

Yapay Zekâ Etiği, bugün teknoloji tartışmalarının en hassas başlıklarından biri haline geldi. Algoritmaların karar süreçlerinde daha fazla yer alması; veri güvenliği, mahremiyet, sorumluluk, şeffaflık ve ayrımcılık riski gibi konuları daha görünür hale getiriyor. BAU, bu merkeziyle Yapay Zekâ Hukuku ve etik yaklaşımını akademik birikimle ele alırken, kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmeyi de amaçlıyor. Böylece merkez, teorik bilginin pratik uygulamalarla buluştuğu bir araştırma hattı kuruyor.

Merkezin amacı; Yapay Zekâ Hukuku ve Yapay Zekâ Etiği alanındaki ulusal ve uluslararası çalışmaları takip etmek, bu çalışmalara katkı sağlamak, araştırmalar yapmak, eğitimler düzenlemek, yayınlar hazırlamak ve ilgili projeleri yürütmek olarak öne çıkıyor. Bu çerçeve, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca teknik yönleriyle ele alınmasının yeterli kalmadığını; hukuki düzenleme, etik ilke ve toplumsal etki boyutlarının da aynı ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

BAU bünyesindeki merkezin faaliyetleri, akademik uzmanlıkla güncel teknoloji tartışmaları arasında güçlü bir köprü kuruyor. Merkez ekibinden Dr. Mert Nomer ve Dr. Ecem Çoban Bilici’nin IVRJ 2026’da yer alması, bu alandaki akademik görünürlüğü destekleyen önemli örneklerden biri olarak dikkat çekiyor. Ayrıca yönetim kurulu üyesi Dr. Ecem Çoban Bilici’nin Oxford Üniversitesi Saïd Business School Yapay Zekâ Etiği, Düzenleme ve Uyum Sertifika Programı’nı tamamlaması, merkezin etik, düzenleme ve uyum başlıklarına verdiği önemi güçlendiriyor.

Bugün yapay zekâ çözümleri sağlık, eğitim, finans, hukuk, insan kaynakları ve kamu hizmetleri gibi pek çok alanda karar süreçlerine temas ediyor. Bu nedenle teknoloji sorumluluğu, yalnızca yazılım geliştiren ekiplerin konusu olmaktan çıkarak hukukçuların, akademisyenlerin, yöneticilerin ve politika yapıcıların ortak çalışma alanına dönüşüyor. BAU Yapay Zekâ Hukuku ve Etiği Uygulama ve Araştırma Merkezi, bu ortak zemini güçlendiren akademik bir merkez olarak konumlanıyor.

Merkezin eğitim ve yayın üretme hedefi, öğrenciler açısından da önemli bir gelişim alanı açıyor. Hukuk öğrencileri, mühendislik öğrencileri ve sosyal bilimler alanındaki araştırmacılar, yapay zekâ kaynaklı yeni sorulara farklı disiplinlerden yaklaşma fırsatı bulabiliyor. Bu disiplinler arası temas, teknolojinin geliştirilme biçimini ve kullanım ilkelerini birlikte tartışmaya açıyor.

Bu yapı, Bahçeşehir Üniversitesinin Yapay Zekâ alanındaki çalışmalarına hukuk ve etik perspektifi kazandırıyor. Öğrenciler, araştırmacılar ve sektör temsilcileri için Yapay Zekâ Etiği üzerine düşünmek; geleceğin teknolojilerini daha güvenilir, adil ve insan odaklı şekilde tartışmak anlamına geliyor. Merkez, bu yönüyle BAU içinde teknoloji, sorumluluk ve gelecek tartışmalarını derinleştiren değerli bir araştırma alanı sunuyor.

BAU Yapay Zekâ Hukuku ve Etiği Uygulama ve Araştırma Merkezi, teknolojinin hızla dönüştürdüğü dünyada hukuk, etik ve sorumluluk başlıklarını aynı zeminde tartışmaya açan önemli bir akademik yapı sunar. Merkez, Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde, Yapay Zekâ Hukuku ve Etiği Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği doğrultusunda kurulup faaliyete geçti. Bu yapı, Yapay Zekâ Hukuku alanında yalnızca güncel gelişmeleri izleyen bir birim olmanın ötesinde; araştırma, eğitim, yayın ve iş birliği üretmeyi hedefleyen bir çalışma alanı oluşturur.

Yapay Zekâ Etiği, bugün teknoloji tartışmalarının en hassas başlıklarından biri haline geldi. Algoritmaların karar süreçlerinde daha fazla yer alması; veri güvenliği, mahremiyet, sorumluluk, şeffaflık ve ayrımcılık riski gibi konuları daha görünür hale getiriyor. BAU, bu merkeziyle Yapay Zekâ Hukuku ve etik yaklaşımını akademik birikimle ele alırken, kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmeyi de amaçlıyor. Böylece merkez, teorik bilginin pratik uygulamalarla buluştuğu bir araştırma hattı kuruyor.

Merkezin amacı; Yapay Zekâ Hukuku ve Yapay Zekâ Etiği alanındaki ulusal ve uluslararası çalışmaları takip etmek, bu çalışmalara katkı sağlamak, araştırmalar yapmak, eğitimler düzenlemek, yayınlar hazırlamak ve ilgili projeleri yürütmek olarak öne çıkıyor. Bu çerçeve, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca teknik yönleriyle ele alınmasının yeterli kalmadığını; hukuki düzenleme, etik ilke ve toplumsal etki boyutlarının da aynı ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

BAU bünyesindeki merkezin faaliyetleri, akademik uzmanlıkla güncel teknoloji tartışmaları arasında güçlü bir köprü kuruyor. Merkez ekibinden Dr. Mert Nomer ve Dr. Ecem Çoban Bilici’nin IVRJ 2026’da yer alması, bu alandaki akademik görünürlüğü destekleyen önemli örneklerden biri olarak dikkat çekiyor. Ayrıca yönetim kurulu üyesi Dr. Ecem Çoban Bilici’nin Oxford Üniversitesi Saïd Business School Yapay Zekâ Etiği, Düzenleme ve Uyum Sertifika Programı’nı tamamlaması, merkezin etik, düzenleme ve uyum başlıklarına verdiği önemi güçlendiriyor.

Bugün yapay zekâ çözümleri sağlık, eğitim, finans, hukuk, insan kaynakları ve kamu hizmetleri gibi pek çok alanda karar süreçlerine temas ediyor. Bu nedenle teknoloji sorumluluğu, yalnızca yazılım geliştiren ekiplerin konusu olmaktan çıkarak hukukçuların, akademisyenlerin, yöneticilerin ve politika yapıcıların ortak çalışma alanına dönüşüyor. BAU Yapay Zekâ Hukuku ve Etiği Uygulama ve Araştırma Merkezi, bu ortak zemini güçlendiren akademik bir merkez olarak konumlanıyor.

Merkezin eğitim ve yayın üretme hedefi, öğrenciler açısından da önemli bir gelişim alanı açıyor. Hukuk öğrencileri, mühendislik öğrencileri ve sosyal bilimler alanındaki araştırmacılar, yapay zekâ kaynaklı yeni sorulara farklı disiplinlerden yaklaşma fırsatı bulabiliyor. Bu disiplinler arası temas, teknolojinin geliştirilme biçimini ve kullanım ilkelerini birlikte tartışmaya açıyor.

Bu yapı, Bahçeşehir Üniversitesinin Yapay Zekâ alanındaki çalışmalarına hukuk ve etik perspektifi kazandırıyor. Öğrenciler, araştırmacılar ve sektör temsilcileri için Yapay Zekâ Etiği üzerine düşünmek; geleceğin teknolojilerini daha güvenilir, adil ve insan odaklı şekilde tartışmak anlamına geliyor. Merkez, bu yönüyle BAU içinde teknoloji, sorumluluk ve gelecek tartışmalarını derinleştiren değerli bir araştırma alanı sunuyor.

BAU’s AI Infrastructure Prepares Students for a Global Future

Course contents enriched with ChatGPT Edu infrastructure, research supports and personalized learning experience accelerate BAU students’ access to knowledge while empowering them on their journey to becoming a global citizens.

BAU’s AI Infrastructure Prepares Students for a Global Future

Course contents enriched with ChatGPT Edu infrastructure, research supports and personalized learning experience accelerate BAU students’ access to knowledge while empowering them on their journey to becoming a global citizens.

© 2025 Bahçeşehir University – The contents are based on the OpenAI brand policy. All trademarks are the property of their respective owners.

© 2025 Bahçeşehir University – The contents are based on the OpenAI brand policy. All trademarks are the property of their respective owners.

© 2025 Bahçeşehir University – The contents are based on the OpenAI brand policy. All trademarks are the property of their respective owners.